TEK UMUDUM UZAYLILAR / Janset Karavin

  • Paylaş:
post-title

Janset Karavin

TEK UMUDUM UZAYLILAR

Yaşamayı birbirine güçleştiren bir türüz. Yalnız birbirimize değil, ilişkilendiğimiz her canlıya ve dahası çevreye, yetmezmiş gibi nesneye bile eziyet ediyoruz düpedüz. Bizdeki bilince sahip olmayan hayvan, böcek, bitki ve taş toprak bunu yapmıyor; yapamıyor da ondan belki de, belki de bu bir çeşit lanet, düşündüğünü düşünebildiğini düşünmek, dile getirmek yani bu durumu iletmek, hem de araç kullanarak iletmek, yani öyle sadece ses çıkartarak da değil ve bu iletimi algılayan bir başkasını bularak iletişime neden olmak, o algılayanda da silsile düşünüşlere yol açmak bir çeşit ceza, lanet, illet belki.

Neden hep bozumcu yöntemi yeğliyoruz, önemsemiyoruz taşa, toprağa, bitkiye, hayvana, böceğe ne olacağını? Tembeliz. Yetilerimizi kullanmak zor geliyor. Kolayına kaçmak işimize geliyor. Benciliz. Değersiz görüyoruz kendimizden başka olunca acı çekecek olan, kıvranacak, aç kalacak, çürüyecek ve yok olacak olan. İğrenciz açıkçası; bilinçli olduğumuz halde sürdürdüğümüz bu hastalıklı alışkanlık yüzünden iğrenciz. Hak etmiyoruz bu gezegeni. Bir dar penceredeyiz belki zaten; birkaç yüz bin yılda yok olup gidecek türümüz ve doğa yine deneyecek, yine yanılacak, yine yenilecek ama hiç durmayacak. Belki bir böcek türüne yürü ya kulum diyecek, belki bir sürüngene ya da bizim gibi bir başka memeliye, belki balina ya da yunuslara… Var olmadığımız bir dünya umuyorum daha güzel olacak.

Türümü anlamak çabası beni delirtiyor. Sayısız gökadada, rastgele ve önemsiz bir yıldızın yörüngesindeki bir gezegende (benzerinin var olma olasılığı uçsuz bucaksız, matematik çözümsüz kalır) öyle saçma işlerle uğraşmak zorunda bırakılıyoruz ki, bu halimize uzaktan bakan, gözlemleyen bir tür olsaydım üç kafalı, tek gözlü, belki silikon bazlı falan; bir yabani hayvan türü olarak değerlendirir, dünya gezegenini bir çeşit hayvanat bahçesi diye tanımlardım.

Özlemle, merakla bekliyorum gönül indirip bizimle temasa kuracak akıllı yaşam formunu. Kendisine akıllı dediğimizi işitince acaba telefona da akıllı dediğimizi fark edip incinir mi. Kapitalizmi, sosyalizmi, faşizmi, feminizmi, romantizmi, emperyalizmi, postmodernizmi, transhümanizmi, aç bitir salamı, kış lastiği KHK’sını, enflasyonu, sıkıştırma suntadan lüküs mobilyaları, plastiği, parayla satılan suyu, paylaşılamayan toprağı, tik toku, vatkayı, haşemayı, Musa’yı, İsa’yı ve Muhammed’i, hatta Hasan Mezarcı’yı nasıl anlayıp, ne diyecek. Sosyal medya hesabı açar mı acaba? Instagram’dan seslense daha etkili olur gibime geliyor. Hem belki fenomen olur, ne güzel işte.

Her an sonsuza dek yok olabilecek ya da edilebilecek sözde uygarlığımızı yanaklarından öpüyorum. Kendi küçük dünyamda ben, “müstakil ev” almadığımı yüzüme söylediler de ancak kavradım. Başka gezegenlerdeki “akıllı yaşam formları” ile iletişime hazır değilim. Önce akıllanıp kendimi, kendi türümden yalıtacağım kırda dağda bir arsa alıp çepeçevre yüksek duvarlarla çevirerek. Ben tanışmadım, sizde numaraları varsa lütfen iletir misiniz, Janset ölmeden bir huzurlu soluklansın da üç gün, öyle geliversinler? Bunca bin yıl beklemişler, az daha sabretsinler lütfen. Hem bizim bahçeye inerlerse bir kahve de içeriz beraber gezegeni yok etmeden önce, yol yorgunluğunu alır.

Resimler
E-Bülten

Bültenimize abone olun ve en yeni güncellemelerimizi doğrudan gelen kutunuza alın.

Yorum Bırakın