DÖRDÜNCÜ BOYUT VEYA BUTİMAR UZAM / Hicran Aslan

  • Paylaş:
post-title

Hicran Aslan 

DÖRDÜNCÜ BOYUT VEYA BUTİMAR UZAM

Levent Karataş - Fantom Ağrı

Fantom Ağrı'yı okurken; içimin duvarlarından bir Butimar Kuşu uçup durdu. Pers mitolojisinde karşımıza çıkan Butimar Kuşu; denize o kadar aşıktır ki, bir yudum su bile içerse denizlerin kuruyacağına inanır. Bu yüzden hiç su içmez. Ne yazık ki küçük bedeni susuzluğa dayanamaz. Denizin kıyısına konar ve denizi izlerken can verir. Levent Karataş'ın fantom ağrısı da aslında bedeninin ve ruhunun bir uzantısı olan yaşama aşkının tıpkı bir organ gibi onda sürüp gittiğine olan inancı. "Hiçbir şey söylememe hakkı ne büyük bir nimettir. Çünkü ancak o zaman nadir olanı; yani gerçekten söylemeye değer olanı yakalama şansımız doğar." der Deleuze tam da Butimar'ın aşk karşısındaki suskusu ve Levent Karakaş'ın fantom ağrısını işaret ediyor. Kendine seslenmelerinden bir elbise dikiyor üzerimize. İleti kendine dönüşlü görünürken aslında geometrik bir hamleyle sana tutuyor aynayı. Senin yitirdiğin ve ne olduğunu hatırlamaya çalıştığın köşeleri gösteriyor.  Bu ağrı aslında yitirilmiş bir uzva değil; insanın varoluşunun uzamına, tüm zamanların iç içe yaşadığı bir karadeliği sezmenin huzursuzluğuna, uyandırılmış hiçliğe geri dönmenin imkansızlığına duyulan bir ağrı. Güzelin, hiçten hiç uyanmamış o uyumun ve dinginliğin karmaşası.

"sevgiler yorar insanı, dedim, anneme

içtenliksizse, dedim

kalıcılığın korkunç yükünü taşıyorsa, dedim

seni seviyorum dedim anneme

yorulmuyorum dinleniyorum sevginde, dedim

içtenlikli bir sevgi bu çünkü anneciğim, dedim

kalıcılığın korkunç yükünü taşıyor ama, dedim

yükümü çarmıh gibi sırtımda taşıyorum, dedim

seni seviyorum demenin anlamı bu, dedim

bugün, anneme, seni seviyorum, dedim. (anneme; sayfa: 20)"

Şiirlerindeki çok sözcüklülük ve sayıklamaya varan hızı da bana Hiroşima'ya atılan bombadan etkilenerek hastalanan Sadako'nun hiç durmadan yaptığı kâğıttan turna kuşları gibi. Sadako radyasyonun etkisi sebebiyle lösemi hastalığına yakalanır. Eski Japon inancına göre kâğıttan 1000 turna kuşu yapan kişinin bir dilek hakkı oluyordu. Sadako, hastanede kaldığı dönem boyunca kanseri yenebilmek için kâğıttan Turna Kuşu yapmaya başladı. İşte Levent Karataş'ın sözcükleri kullanma biçiminde o kâğıttan turna kuşlarını yapan elin hızını görüyorum ben. Yeterince yazarsa bir dilek hakkı olacak ve o görünmeyen ağrıyı görünür kılacak.

"gözümü dış hatlar gidişte açıyorum

kalabalık kendini öldüren bir olgu

vardım modern karınca yuvama

vedaya gelen yok

olmaz

olamaz fişlenmişim

 

iki derdim var

onurlu bir çile çektir bari elin Paris'inde

gurbette ömrüm geçecek (sürgün; sayfa: 38)  "

Hissetmenin acısını duyar Levent Karataş; sanki hareket etse bitecek Butimar'ın deniz karşısında hissettiği bu büyü. Bunun için Levent Karataş'ın şiirindeki hüzün geometrik uzamları vardır. Uzun süre şiddetli ağrı çekmiş olan hastalarda uzuv kaybı sonrası fantom ağrının ortaya çıkma ihtimali artmaktadır. Çünkü; her varoluş kazazededir ve kendince çekilmezdir.

 

 

 

Resimler
E-Bülten

Bültenimize abone olun ve en yeni güncellemelerimizi doğrudan gelen kutunuza alın.

Yorum Bırakın