ANTİDOKSLAR 2 / Bora Ercan

  • Paylaş:
post-title

Bora Ercan

ANTİDOKSLAR 2 

2.1

Tasnif edilemedi tanzimat ne de tazmin. Ömürsüzdü birincisi, az yaşadı ikincisi, gelemedi üçüncüsü ama şimdi bu kaçıncı meşrutiyet. Meşru taleplere gayrinizami harp! Toprak sürmeye benzemez insanları sürmek, yerini hiçbir zaman bulamaz ruhları sürülenlerin. Sönmez yangınları beşeri haritanın. Kolayına gelmez Azadutyun.

Dilsiz gülüşlerin kayıplığı. Susuz bırakılmış kökler. Oysa ağacın en güzel meyvesi kuşlaradır. Bundandır işte kadim halkın kuş yazısı. Kanatlı alfabesi. Biraz Meandros çokça Fırat. Kaçış kaçış manevra mavera! Nehrin girdabı! Ötede değil yakında. Tarifsiz tarih. Bol tahrif. Bitmeyen tahrip. Uzun süren berzah. Kıyamet vaktinde Artarutyun.

Padişah mat! Siz hangi tür tarantulasınız sayın vezir? Şahlar kulağı kesik birer Midas. Mülksüzlerin ecesi Taranta Babu bak bu hayat koca bir tabu. Mektubu hangi kuş uçuracak avcılara yem olmadan? Tapuya tapan halk. Kalk işte kalk! Yak bütün yasaları. Yasakları yak! Nizamsız zamma karşı hayat. Al yanına Nazım’ı. Omuz omuza Havasarutyun. 

Azadutyun, Artarutyun, Havasarutyun ya da Hürriyet, Adalet, Müsavat!

2.2

Suda geçti bir ömür. Yaklaştığım -neyse- yer değiştirirdi durmadan. Sabitlenemedik. Hiç buluşamadık. Mavi olan ne varsa suydu, ama her su mavi değildi. Geç öğrendim. Bir hayatım vardı. Temiz sular kadar korunaksız: ne maske ne muska. Meğer sonsuza bir eklemeye çalışmışım bunca yıl. Oysa sıfırın içinde hep vertigo.

Elde eksi bir. Cevizleri tükettik kozları paylaşamıyoruz, bize kalan kızılçamın közü. Kozalaklar meteor yağmuru. Tansiyon hastası bak bütün ağaçlar. Körler kanser olmaz derlerdi eskiden. Güneşe baka baka kurban etmem bundandı gözlerimi. Hep yanlış tanı kondu hastalıklarıma, tınısı değişmiş bu evrende.

Suyla geçti bir ömür, barajın bendine dayalı. Bir insanın gölgesini tanıması olmayacak şeydi de gölgemin beni tanımamasını kabullenemedim. Belki düştüm o göle, boğuldum. Gölgem kaldı sahipsiz. Belki gecenin durgun denizinde ya da denizin çalkantılı gecesinde yıldızlar dört dönerken balıkçı barınağına doğru.  

Eksi bir artı eksi bir. Hesapsız yaşamam bundan. Kin tutmamak için işte bütün bu kinaye. Bu hayatın acemisi bir acem değildi, bendim. Eğitilemedim. Yarasız, sızısız günüm geçmedi. Nasıl bir toplamdı bu bireysel tarih. Sudan başka sığınağım olmadı.

2.3

Hep bir ihlal. Al işte günah. Ah bitmez! Yitirilmiş ihtilal. Lal: kaç anlamı varsa! Yoksa da size kalmış. Siyah ilahların gölgesinde namlusu şakağımda bir silah. Keskin hilal. Çekicini kanatan orak. Şeytanla ortak. Yazdıkça ölmem bundan. Devrik devrimdir payıma düşen. Tersine evrim. Bin beş yüz yılın vebali bozuk ritimli Kerbela davulları kara bayrakların dalgasında zincir sesleri. Böylesine müptela bir lirik, kırık dökük. Bir yangının orta yeri. Susuz seviştikçe harlıyor bulutlar, ar damarlarımız çatlıyor dişlemekten birbirimizin etini. Terimizle pullama yapıyoruz duvarlara, şehir gaz bombası kokuyor, öfke gözyaşlarıyla korkmak da ne kızışmışız ahlakınıza. Kuşlama yapıyoruz, güvercinler koruyor bizi. Helikopterler uçuşuyor gecede. Ali topu atmıyor, slogan atıyor, Ayşe beden eğitiminde koşmuyor, polisten kaçıyor. Kağıtlar tanık, yana yakıla yakılır ağıt.

 

 

Resimler
E-Bülten

Bültenimize abone olun ve en yeni güncellemelerimizi doğrudan gelen kutunuza alın.

Yorum Bırakın