Cesaret gülmek ister, aşktan azı yoktur ve merhamet egemenin jestidir; bilirim! Okuduklarımın çok azıdır yazılmış olanlar; okuyucuyum ben. Ve yine bilirim ki, henüz 4 yaşındayken, “Eğilme baba, seni kral ilan ettim; tacın düşer” diyen Nora’nın babasıyım; bilmenin neşesindeyim ve üstüm başım kahkaha…
70’li yıllarda Hopa’nın bir orman köyünde doğdum. Sekiz kardeşin sondan üçüncüsüyüm. 7 aylık doğmuşum ve yaşamaya pek istekli değilmişim; babamın ve doktorumun inadı hayatta tutmuş beni. Ormanın kalbinde, derenin yamacında, ağaçların gölgesinde ve de çokça hayvanla iç içe büyüdüm. Yoksulluğun beni incitmesine izin vermedi babam; aksine, kişilik ve aklımın berrak keskinliğine dönüştürmemi sağladı sınıfsal hakikatim. Bilişsel değil ontolojiktir sınıfın entelektüeli oluşum. Sınıf bilincimi ve de tavrımı, hiç de “politik” olmayan babamdan, yaşamın doğal seyrinde yonttum ve aklımın kaidesi kıldım.
90’lı yıllarda Bolşevik, âşık ve de yakışıklıydım; şimdilerde “Spinozavari Marxist enteleküel” oluşlarda devinen bir kıvrım olduğum söylenir…
Editör, sanat eleştiricisi, okuyucu ve konuşucu olduğum söylenir. Sanat, Felsefe, Edebiyat, Sosyoloji ve Antropoloji ile çalkalanan aklımdan geçenler sığmaz bu dünyaya; bu yüzdendir dünyayı genişletme çabamın devrimciliği…
Hayli zamandır okuyor, yazıyor ve konuşuyorum… Müzik ve dans, sanat ve felsefe sevme kapasiteme kuvvetler bahşeden, aklımda ve bedenimde şaklayan kırbacıdır yaşamın.
10 yıl kadar önce, “Okunacak kitaplar yazıldıkça ben yazmayacağım” demiş olsam da, 1 ay kadar önce yaşamında zuhur eden tehdit türünden bir vaadin cüretini mülk edinip lafımı geri aldım; Nora annesinde (Zelal) belirdiğinde terk ettiğim ve de ömrümün tek kitabı olacağını bildiğim romanımı bitirmeye karar verdim.
Romanım, 30 Mayıs 2022’de yani 47. yaş günümde okunaklı olacak!
Gerçeğin canı cehenneme; kuğunun son şarkısı değil duyduğunuz, lakonik konuşma durağındayız…
E-Bülten
Bültenimize abone olun ve en yeni güncellemelerimizi doğrudan gelen kutunuza alın.
